Oldukça uzun bir yolculuktan henüz döndüm. Harita üzerinde pek kısa görünen Çanakkale-İstanbul yolu nedense bana epey bir uzun geliyor, ayaklarım şişiyor, içim sıkılıyor falan filan. Bu seferki yolculuğumda yorgun sayılmazdım ve uyuyamadım haliyle. Onun yerine daha az gerekli denebilecek bir şey yaptm ve insanları gözlemledim. Unutmadan da yaptığım bir kaç tespiti yazmak istiyorum şimdi;
Tespit 1: Otobüs muavini olmak için gereken temel özellikler hızlı,anlaşılmaz, boğuk ve monoton konuşmak sanıyorum. Ben bugüne kadar hiçbir otobüs muavininin anonsunu anlayamadım, aradan bir kaç kelime seçip eksik parçaları kafamda birleştirdim. Bence muavinlere 'Tane tane Konuşma Sanatı' ya da '10 Adımda Etkili Anons' gibisinden eğitimler verilmeli ya da yolculara her yolculuk öncesi 'İyi mırmırmmırm yolculuk mrmrırm 6 saat mrmrrmrmm...' şeklinde uzayan konuşmanın ne anlama geldiği ayrıntılı biçimde açıklanmalı.
Tespit 2: Neden her fosur fosur uyumayı şiddetle arzuladığım yolculuklarda yanıma oturan teyze ağzını kaparsa ölmekten korkarcasına konuşup uykumun içine sıçar da,canım deli gibi sıkılıp yanımdakiyle iki konuşmak istediğimde başımı çevirip akan salyaları gören yine ben olurum? Neden ha neden ? Hayır uyuyormuş taklidi yapınca da susmuyor ki teyze, 'Hıı senin de kafanı şişirdim di mi,bak uyudun şıpp diye' şeklinde sitemvari cümlelerle beni tekrar muhabbetinin kölesi yapıyor. Çok kızıyorum böyle anlarda.
Tespit 3: Çok sık olmasa da otobüste yanına oturan kafa dengi insanlarla her şeyi konuşursun da isim sormak kimsenin aklına gelmez. Yolculuk sonunda yanındaki insanın çayı kaç şekerli içtiğinden tut son ayrıldığı sevgilisinin ayak numarasına kadar her şeyini bilirsin de,ona hitap ederken ne diyeceğini bilemez kıvranır durursun. Böyle durumlarda o kişiye en yakışan ismin ne olduğunu düşünürüm. Eğer şanslıysam yolculuğun herhangi bir yerinde ismini öğrenirim de tahminimde yanılmış olsam da artık hitap edebileceğimi düşünerek içimi mavi bir huzur kaplayıverir. Yok eğer öğrenememişsem isminin benim uydurduğum isim olduğuna kendimi inandırıveririm. Bir daha hiç görüşmeyeceğimiz neredeyse kesin olsa da kadın giderken ' Tanıştığıma çok memnun oldum,görüşürüz' demeyi ihmal etmez ve iyi bir otobüs arkadaşının son vazifesini harfiyen yerine getirir. Ben de her defasında içimden bir dahakine isim sormayı unutmamayı öğütlerim. Nafile, bu böyle döngü halinde devinir gider.
Son olarak da özellikle gece yolculuğu yaparken uyumaktan çok korkuyorum. Saçma gelecek belki ama sanki ben gözümü kapayınca şoför de uyuyacakmış gibi hissediyorum ve elimden geldiğince pürdikkat yolu izliyorum. Bir tek ben mi böyle hissediyorum?
Tespit 1'e ek: Bence muavinlere "24 Saatte Mikrofon Tutmayı Öğrenmek" eğitimi verilmeli:) Adamlar kimse anlamasın diye , mikrofonu dudaklarına değdirerek konuşma yeteneği kazanmışlar..
YanıtlaSilHaha mervecik bugun senin blogunu kesfediorum:) otobus maceraların cok tanıdık gelıo bana da
YanıtlaSilbir zamanlar her haftasonu evine giden arkadasın :)
tespit 2'ye; o kadar anlayışsız ve kör birine gösterdiğin gereksiz saygı seni bu duruma sokuyo kuzum :)
YanıtlaSiladamına göre muamele! vazgeçilmez çözüm:tak kulaklıgını dinle klasik müziğini mışıl mışıl uyu